Denis Diderot Kimdir

Salı, 14 Mayıs 2013, 21:22 | Genel | 0 Yorum
by editor

Denis Diderot Kimdir, Denis Diderot Hayatı Biyografi

Fransız, düşünür ve edebiyatçı. Ansiklopediyi yayımlamıştır. Deneyci- özdekçi bir felsefe geliştirmiştir. Türle­rin evrimi düşüncesine öncülük eden­ler arasındadır.

diderot

5 Kasım 1713’de, Fransa’nın Champagne bölge­sindeki Langres’da doğdu. 31 Haziran 1784’de Paris de öldü. Babası ameliyat bıçakları üreten bir zanaatkardı. Manastıra kapanan iki kardeşi gibi Diderot da rahip olmak amacıyla eğitildi. On beş yaşına değin, doğduğu kentteki Cizvit okuluna gitti, kara cübbe giydi, çile çekmeyi öğrendi 1729’da babası onu Paris’teki Louis-le-Grand Cizvit Koleji’ne götürdü. 1732’de Paris Üniversitesinde Yunanca ve felsefe okutma yetkisi alarak mezun oldu ve din ile tüm ilişkilerini kesti. Geçici işlerde çalıştığı on yıl süre­since yoksulluk çekti. Hazları öne alan, gününü gün eden, disiplinsiz yaşantısının yanı sıra büyük bir öğrenme tutkusu ve çalışma gücü vardı. 1743’de evlendi, ancak eşi onun yaşam biçimine hiçbir zaman ayak uyduramadı. Bu sıralarda, İtalyanca ve İngilizce öğrenen Diderot, gününün tüm önemli kitaplarını okudu. Shaftesbury’yi Fransızca’ya çevirdi. 1746’da adını vermeden Pensees philosophiques’ı (“Felsefi Düşünceler”) yayımladı. Köktenci ve din karşıtı görüşleri nedeniyle kitabın yaktırılmasma karar alın­dı. Bunun üzerine, geniş bir okur kitlesince gizliden gizliye okunan bu kitabın yazarının Diderot olduğu duyulunca, okurlar arasında büyük ün yaptı. Aynı yıl, matematikçi Alembert’le birlikte Ansiklopedinin yayımlanması için çalışmalara başladı. Bu yayın, getirdiği düşüncelerin korkusuzca ilerici olması nede­niyle, yergiler, sansür ve kapatılma tehlikesi içinde sürmüştür.

Bütün bu yıldırıcı güçlüklere karşın An­siklopedi, Diderot’nun üstün çalışma gücü ve sebatı ile 1772 yılına değin çeşitli aralıklarla çıkarılmıştır. Dide­rot, 1749’da yayımladığı Lettre sur les aveugles â l’usage de ceux qui voient (Görenlerin Yararına Körler Hakkında Mektup) nedeniyle Vincennes ha­pis hanesine atıldı. Burada birkaç ay tutuklu kaldı. Mahalle kilisesinden yapılan şikâyetler üzerine Lettre sur les sourds et muets’y’ı (“Sağır ve Dilsizler Üzerine Mektup”) yazdığı sırada evini polisler bastı. Bu kitabın içeriği daha yumuşak bulunduğundan bu kez kendisine dokunulmadı. 1759’da Ansiklopedinin ya­yını yasaklanınca, Diderot felsefe yazıları yerine edebi yapıtlarını bastırmayı sürdürdü.

Bu dönemde yazdığı halde yayımlamadığı Reve de d’Alembert (“d’Alembert’in Rüyası”) ve Refutation ded’ouvrage d’Helvetius (“Helvetius’un Yapıtının Çürütülmesi”) en önemli felsefe çalışmalarındandır. 1766’da. Ansiklo­pedi’nin son ciltleri yayımlanabildi. 1772’de artık bu girişim tamamlanınca, Diderot, önce Hollanda’ya sonra da Çariçe Katerina ile görüşmek üzere Rusya’ nın başkentine gitti. Çariçe kendisine maaş bağladı. 1774’de Paris’e döndü. Yaşamının son on yılını daha sakin bir biçimde geçirdi.

Diderot’nun düşünce yapısı üzerindeki etkiler arasında, önce ingiliz deneyciliği ve özellikle Bacon ve Locke sayılabilir. Fransız aydınlanmasının öbür filozoflarında olduğu gibi, Locke, onun da birçok düşüncesi için çıkış noktası olmuştur. Çağdaşı ve dostları olan Voltaire, Condillac, Rousseau, d’Hol- bach ve Helvetius ile tartışmalarında birçok görüşü belirginleşmiş, tutarlı bir gelişime olanak bulmuştur. Ansiklopedi için çalışmaları, Diderot’ya çağının bilim­sel gelişmelerini yakından anlamak ve izlemek olana­ğını vermiştir. John Toland’dan devinimin özdek için zorunlu bir nitelik olduğu, ona dışardan gelmediği görüşünü almış, doğanın sürekli değişim ve devim içinde bulunduğu öğretisinde ise Hcrakleitos’dan etkilenmiştir. Leibniz’den de etkilenen Diderot, onun mon adlarını özdekçi bir bakış açısıyla yeniden yorumlamıştır.

Diderot’nun düşünce dizgesi, deneycilik ve öz- Deneyci dekçiliği bir araya getirir, canlıların evrimi görüşünü Özdekçilik dinsel öğretiye karşı savunur, tanrıtanımazlıkla so­nuçlanır. Bağnazlığı dışlayan, eleştiri ve öz eleştiriyi sürekli kullanan, bilimsel ve köktenci bir tutum olarak, Diderot’nun yaklaşımı, çağma göre çok aşırı savları bir araya getiriyordu. Voltaire’in İngiliz deney­ciliğini Fransa’ya tanıtmasıyla, Ansiklopedi bir ara­ya getirdiği filozoflar, Condillac’ın önderliğinde, duyumculuğu benimsediler. Aralarındaki toplantılar­da başlayan tartışma ve görüş alışverişi,yazılı ve basılı biçimde sürdü. Diderot, duyumculukla Condillac’ın öznel idealizme gidebileceğini düşünürken kendisi bu yaklaşımı özdekçilikle bağdaştırmaya çalıştı. Bilim­selliğin etkisi altında, düşüncelerini deneyimlerle des­tekleme eğilimindeydi. Duyu organlarını ve bunların kökenlerini, doğrudan körleri inceleyerek ele aldı. Pek çok insan eğiliminin belirli değişik duyu organla­rıyla bağlantılı olduğunu ve bir organın çalışmaması­nın, öbür duyuların keskinleşmesine yol açtığını kavradı. Değerlerin, doğru ile yanlış düşüncesinin, Tanrı’dan değil, duyulardan kaynaklandığı sonucuna vardı.


Eserleri
(başlıca): Felsefe: Pensees philosopbiques, 1746, (“Felsefi Düşünceler”); Encyclopedıe, 1746-1772; Lettre sur les aveuqles â l’usage de ceux qui voient, 1749, (Görenlerin Yararına Körler Hakkında Mektup, 1945); Lettre sur les sourds et les muets, 1751, (“Sağır ve Dilsizler Üstüne Mektup”); Pensees sur l’interpretatıon de la nature, 1754, (“Doğanın Yorumu Üstüne Düşünceler”); Supplement au voyage de Bougainville, (ö.s.), 1796, (“Bougainville Gezisine Ek”); Reve de d’Alembert, 1830, (d’Alembert’in Rüyası, 1968), Edebiyat: Le fils naturel, 1757, (“Doğal Evlat”); Le Pere de f amille, 1758, (“Aile Babası”); Paradoxe sur le comedıen 1758, (Aktörlük Hakkında Aykırı Düşünceler, 1943); La Religieuse, 1796, (“Dindar”); Jacques le fataliste et son maitre, 1796, (Kaderci Jacques ile Efendisi, 1949); LeNeveu deRameau, 1891, (Rameau’nun Yeğeni, 1946).

Yorum Yazın