6:15 pm - Perşembe Aralık 14, 2017

Elme Marie Caro Kimdir

Perşembe, 8 Ağustos 2013, 18:12 | Genel | 0 Yorum
by editor

Elme Marie Caro Kimdir,Elme Marie Caro  Hayatı ve Biyografi

(1826-1887)

Fransız, filozof. Özdekçi ve pozitivist okullara karşı çıkmış, seçmeci öğretiyi benimsemiştir.

Poitiers’de doğdu. Paris’te öldü. Stanislas Kolekinde başladığı öğrenimini 1845’de Ecole Normale’de sürdürdü. 1848’de bitirdiği okulda öğretmen oldu. 1852’de felsefe doktoru sanını aldı. 1853’de Saint- Dominique et les Dominicains (“Saint-Dominique ve Dominikenler”) ve Vie de Pie IX, (“IX. Pius’un Yaşamı”) adlı kitaplarını yayımladı. 1854’de Douai Edebiyat Fakültesi’ne atandı. Bu sıradaki çalışmaları, sonra, Etudes morales sur le temps present (“Çağımız Üzerine Ahlak Araştırmaları”) adıyla basıldı. Önce Paris’teki Bonapart Koleji’ne profesör, sonra 1858’de Ecole Normale’e konferansçı, 1861’de de Paris Aka- demisi’ne müfettiş olarak atandı. 1846’dan ölümüne dek Sorbonne’da Garnier’nin kürsüsünde dersler verdi. 1874’de Fransız Akademisi’ne giren Caro, La France gazetesi, Revue Europeene, Journal des Savants ve Revue de Deux Mondes gibi süreli yayınlarda yazılar yazmış ve çeşitli filozofları eleştiren birçok kitap yayımlamıştır.

Felsefesi daha çok V. Cousin’e bağlı olan Caro, Özdekçiliğin ve Pozitivizmin karşısına seçme ci bir eleştiri dizgesiyle çıkmıştır. L’Idee de Dieu .et ses nouveaux critiques (“Tanrı Düşüncesi ve Onun Üzerine Yeni Eleştiriler”), adlı yapıtında Pozitivist okula bağlı olan Taine’i, dine doğaüstü bir yaklaşımı getirilmesini yadsıyan Renan’ı ve Tanrı’nın yalnızca düşünen varlık için var olduğunu söyleyen Vacherot’yu eleştirmiştir. Problemes de morale sociale (“Toplum­sal Ahlakın Sorunları”) adlı yapıtında tanrı bilimden çok felsefeye dayanan bir din görüşüne ulaşan Çarcı, ayrıca “hak” düşüncesinin nereden geldiğini araştırmıştır.

Caro insanların hukuka inandıklarını, ancak ne­denini bilmediklerini belirttikten sonra, hukukun ya saçma bir inan, ya geçici uzlaşmaları yansıtma yönte­mi, ya da güvenliği sağlayan güçlülerin yetkesi olduğunu söyler. Proudhon’un De la justice dans la Revolution et dans l’eglise (“Devrimde ve Kilise’de Adalet Üzerine”) adlı yapıtında kendi içkin adalet kuramını, aşkın adalet kuramıyla karşıtlaştırmasında ve “insan eşitlikte, toplum ise kargaşada adalet arar” sözlerini eleştirerek, ahlakın metafizikten ayrılamayacağını ileri sürdü. Girarden’in sosyal güvenliği sağla­mak yoluyla, ahlaka dayanmayan bir hukuk kurulabi­leceği görüşünü gerçek dışı bularak karşı çıktı. Poziti­vist ahlakı, özdekçi ahlaka yeğlemekle birlikte, ahlak eşitliğinin matematiksel eşitliğe benzemediğini belirt­ti. Böyle bir dizgenin zihinsel öğeleri ahlak öğelerine yeğlediğini öne sürdü. Ahlak olgusunda hayvansal içgüdülerin biçim değiştirmesinden başka bir şey görmeyen evrimcilerle birlikte, “bir evrimin ürü­nü” ya da “bir zamanın ürünü” olmayan bir kuralın, hukuk kuralı olamayacağını savundu

  • Eserleri (başlıca): Saint-Dominique et les Domini- caıns, 1853,(“Saint-Dominique ve Dominikenler”); Vie de Pie IX, 1853,'(“IX. Pius’un Yaşamı”); Etudes morales sur le temps present, 1854, (“Çağımız Üzerine Ahlak Araştır­maları”); L ‘Idee de Dıeu et ses nouveaux critiques,\8M, (“Tanrı Düşüncesi ve Onun Üzerine Yeni Eleştiriler”); Problemes de morale sociale, 1876, (“Toplumsal Ahlakın Sorunları”).

Yorum Yazın