Frank Capra Kimdir

Pazar, 2 Haziran 2013, 15:12 | Bilgi Paylaşımı | 0 Yorum
by editor

Frank Capra Kimdir, Frank Capra Hayatı Biyografi

İtalyan asıllı ABD’li sinema yönetme­ni. Güldürü ile toplumsal konuları bağdaştıran filmleriyle Amerikan si­nemasında kendine özgü yeri olan bir sinemacıdır.

18 Mayıs 1897’de Sicilya’da, Palermo’da yoksul bir ana babanın oğlu olarak doğan Frank Capra, altı yaşındayken ailesiyle birlikte California’ya gitti. Ço­cukluğunda yaşamını kazanmak için türlü işler yaptı. Kimya öğrenimi gördü. I.Dünya Savaşı’na katıldı. 1918’de terhis olduktan sonra iş ararken, rastlantı sonucu yönetmenliğe başladı. Sessiz sinema dönemi­nin palyaçolarından Harry Langdon için senaryolar yazdı ve onun Tramp, Tramp, Tramp, The Strong Man (“Güçlü Adam”), Long Pants (“Uzun Panto­lon”) gibi filmlerini yönetti.

1928’de, piyasaya yeni atılan Columbia şirketi için sıradan, ucuz iş filmleri çekmeye başladı. Şirket daha iddialı projelere yönelince Capra şansını bunlar­da da denemeye karar verdi. 1930’da Ladies of Leisure (“Aylak Hanımlar”), tek müzikal filmi Rain or Shine, 1931’de Jean Harlow’lu bir güldürü olan Platmum Blonde (“Sarışın”) gibi filmlerle yönetmenlik alanın­daki becerisini pekiştirdi.

1932’de çektiği American Madness (“Amerikan Çılgınlığı”) ilk tipik Capra güldürüsüdür. iktisadi kriz sırasında bankalara koşan halkın tepkisini güldü­rü biçiminde ele alan film, sosyal bir konuya seyirci­nin kolayca kabul edebileceği, duygusal bir bakış getiriyordu. 1933 tarihli Lady for a Day (“Bir Günlük Hanımefendi”) ise yoksullukla zenginlik arasındaki uçurumu masal ve güldürü öğeleriyle kapatmayı amaçlıyordu. Capra’mn en önemli filmlerinden biri, 1934 tarihinde yaptığı ît Happened One Night’dır (Bir Gecede Oldu).

Film’aslında birbirlerini seven’bir kadın ile erkek arasındaki güç çekişmelerini eksen alan güldürünün (screwball) en başarılı örneğidir. Claudette Colbert’in canlandırdığı şımarık zengin kızıyla Clark Gable’in meteliksiz ve fırsatçı gazetecisi arasındaki duygusal gerilim Capra’mn kendisine özgü sınıflar arası barış ütopyasına da ışık tutuyordu.

Yorum Yazın