Kamışlı Çalgılar

Cumartesi, 27 Nisan 2013, 3:48 | Bilgi Paylaşımı | 1 Yorum
by admin

Kamışlı Çalgılar Nelerdir, Kamışlı Çalgılar Hakkında Bilgi

Kamışlı çalgılar, dilli çalgılar olarak da bilinir, müzikte bir grup nefesli çalgıya (aerofon) verilen ad. Çalgıcının soluğundan ya da bir hava bölmesinden gelen havanın yassı bir kamışı ya da metalden yapılmış bir dili titreştirmesi, bunun da kamışlı borular­da olduğu gibi kapalı bir hava sütununda ya da serbest kamışlılarda olduğu gibi açık havada bir ses dalgası oluşturmasıyla ses verirler. Kamışlı borular tek ya da çift kamışlı olur. Zurna gibi çift kamışlıların daha eski olduğuna inanılır. Başlangıçta kamış borular, çalgıcının soluğu ile titreşen bir yarık oluşturacak biçimde yassılaştırılırdı. Daha sonra iki yassı kanat birbirine bağlanmaya ya da Avrupa’da olduğu gibi bir tanesi ortadan katlanarak kat yerinden yarılmaya başladı. Tek kamışlılarda ise kamış ya klarnetin ağızlık bölümünde oldu­ğu gibi bir çerçeveye çarpar (çarpan ya da vuran kamış) ya da akordeonda olduğu gibi bir şasi içinde serbestçe titreşir (serbest kamış). Tek kamışlı terimi çoğunlukla çar­pan kamışlı çalgılar için kullanılır.

Kamışlı borular (örn. klarnet ve obua), boru akustiği ilkelerine dayanır. Borunun uzunluğu sesin yüksekliğini belirler; içinde­ki hava boşluğunun biçimi de tınıyı etkiler. Orgdaki regal boru ise bu kuralın dışında kalır. Bu örnekte regal boru yalnızca tınıyı etkileyen bir rezonatör işlevi görür; yüksek­liği belirleyen, serbest kamışlılardaki gibi gene çarpan kamıştır.

Serbest kamış, Güneydoğu Asya’da oldu­ğu gibi şasi malzemesinden bir ucu bağlı bırakılarak dikkatle kesilmiş bir dil ya da Avrupa’da olduğu gibi şasiye bağlanmış ayrı bir plaka olabilir. Bu dil ya da plakanın kalınlığı ve uzunluğu, çıkardığı sesin yüksekli­ğini belirler. Bunun en basit örneği, üfleyen kişinin ağzının önünde gergin biçimde tutu­lan ve solukla titreşen bir ot dilciği ya da ağaç kabuğundan oluşan şerit kamıştır. Güneydoğu Asya’da çok eskilerden beri gelişmiş çalgılarda kullanılan şerit kamışın Avrupa’ya ulaşması Haçlı seferleri dönemi­ne rastlar. Serbest kamışlı çalgılar, serbest yani kapalı olmayan havayı titreştirdikleri için, borulardan farklı olarak serbest aerofonlar sınıfından sayılır. Bununla birlikte, Güneydoğu Asya’da serbest kamışlı borular da yapılmaktadır.

Çarpan kamış, günümüzde de Avrupa ve Asya köylülerinin kamışlı borularında, hornpipe’ta ve gaydada kullanılmakta­dır. Ortaçağ regal’i dışta bırakılırsa, Av­rupa sanat müziğinde kullanılması ise, 17. yüzyılda klarnetin yapımına yol açan dene­melere rastlar. Eski çağların çifte kamışı, Yunan aulos’uyla onun öncellerinde, daha sonra da Akdeniz ülkelerinden Çin’e kadar uzanan bölgelerde çalınan zurna türü çalgı­larda görülür. Flütlerle birlikte klarnet, obua ve öbür kamışlı çalgılara tahta nefesli çalgılar denir.

1 yorum yazılmış, sizde hemen aşağıdan yorum yazabilirsiniz "Kamışlı Çalgılar"

  1. world dedi ki:

    :p

Yorum Yazın