Öğretmenlerin Dinmek Bilmeyen Çilesi Tayinler

Pazar, 25 Eylül 2011, 19:09 | Bilgi Paylaşımı | 1 Yorum
by admin

Öğretmenlerin, bin tane çilesi var. Hangisine dokunmaya çalışırsanız bin ah işitirsiniz. Kolay değildir bu sebeple öğretmenlik. Dedik ya çile öğretmenin yongasıdır. Fakat en önemlisi parçalanmış aileler. Aşağıdaki mektubu hiç yorumsuz sizlerle paylaşmak istiyorum:

 “MEB, yeni teşkilat kanununda, araya öğretmenleri mağdur edecek yeni bir madde sıkıştırmış, özür grubu tayinleri yaz aylarında yapılır diye. Peki, bu ne demek:

1 Haziran 2010 ve 9 Temmuz 2010’da atanan ve eylülde göreve başlatılan 30 bin öğretmene, senelerdir yapılan şubat atamasının yapılmayacağı, artık yaz tatillerinde özür grubu ataması yapılacağı söyleniyor. Düşünün, 2010’da atanıp, Şubat 2012’yi bekliyordu tüm bu insanlar.

Bir de sözleşmeden kadroya geçenler var ki, iş daha da karışık, neredeyse 2 yıldır eşinden çocuğundan ayrı yaşamak zorunda olan ve ha bitti ha bitecek diye gün sayan öğretmenlere, hadi bir yıl daha bekleyin demek, bu öğretmenleri öğretmenlikten hatta yaşamaktan soğutmaktan başka ne işe yarar?

Özür grubunun içinde yalnızca eşinden ayrı yaşamak zorunda kalan öğretmenler yok, öğrenim özrü ve sağlık özrü olanlar da var. Bunların içinde en dramatik olanı, hasta annesine veya babasına bakmak zorunda kalan ya da kendisinin vahim bir hastalığı olmasına karşın, çalıştığı yerde o hastalığını tedavi ettiremeyen öğretmenlerdir. Bu öğretmenler de şubat yerine ağustosu beklemek zorunda kalacak. Bizler hep sabrederek sınıfımıza girerken kendi dertlerimizi kapının önünde bırakmayı biliyoruz ama maalesef taşıdığımız yük, kaldıracağımızdan fazla olmaya başlayınca, kimden nasıl destek alacağımız bilmiyoruz.”

25 Eylül 2011

1 yorum yazılmış, sizde hemen aşağıdan yorum yazabilirsiniz "Öğretmenlerin Dinmek Bilmeyen Çilesi Tayinler"

  1. Levent dedi ki:

    İşte insanoğlu hep daha fazlası olsun bana olsun biraz da sana olsun değil. Sen ki bir iş olsa da çalışsam derdinde iken ve öğretmen olarak atanamadığında gurbete bile çıkmayı düşünen insanoğuları familyasındaydın. Şans sana gülünce bu şartlarda çalışılır mı diye sokağa dökülürsün. Tamam okumuşsun emek vermişsin herşeye kabul de niye şükretmesini bilmez bu insanoğlu. Nice okumuş ama devlet memuru olamamış, ekmek derdine düşüp yurtdışına çıkmış kişiler var. Daha Bağdat’tan yeni dönmüş olan evli ve çocuklu inşaat mühendisi, Orta Asya da öğretmen olan arkadaşlarım var. Önce şu soruları yanıtlayın biz eğitim-öğretim derdindemiyiz, ekmek derdindemiyiz, rahat yaşam derdindemiyiz? Biz niçin okuduk niçin devlet memuru olduk? İnsanoğlu bu cevapları kendine verirken dürüst olamama gibi bir durumu olamaz çünkü kendini kandıramaz. Başkalarına edebiyat yapabilirsiniz kendinize asla…

Yorum Yazın