Uykusuzluğun Zararları Nelerdir

Pazar, 20 Temmuz 2014, 4:27 | Genel | 0 Yorum
by onur

UYKUSUZLUĞUN İNSANA VERDİĞİ ZARARLAR

Uykusuzluğun Zararları Nelerdir

Bellek, dil becerileri, soyut düşünme ve değerlendirme gibi bilişsel fonksiyonlar uykusuz kalmaktan ilk önce etkilenen şeylerdir. Geç saatlere kadar uykusuz kalındığında bellek sorunları da ortaya çıkabilir.
Anadolu Sağlık Merkezi Nöroloji Uzmanı Dr. Ferda Korkmaz verimli bir iş yaşamına sahip olmak için bireylerin ortalama 8 saat uyuması gerektiğine dikkat çekmektedir ve uyku eksikliğinin yol açtığı sonuçları anlatmıştır. Tıpta uyku ile ilgili henüz bilinmeyen pek çok şey vardır. Çeşitli madde ve hormonların sentezi, bedenin onarımı hafızanın düzenlenmesi, psikolojik dinlenme gibi unsurların uykunun belli dönemlerinde gerçekleştiği ise tıp tarafından ortaya konmuştur. “Uyku tekdüze bir süreç değil. Uykuya dalış, yüzeysel uyku, derin uyku ve rüya ile ilişkili -REM- (rapid eye movement = hızlı göz hareketleri) olmak üzere dört dönemi bulunuyor” diyen Anadolu Sağlık Merkezi Nöroloji Uzmanı Dr. Ferda Korkmaz yetişkin bir insan tarafından ihtiyaç duyulan uygun süreleri ile ilgili şöyle konuştu:
“Uyku süremiz yaşla birlikte değişmekle birlikte, herkesin uyku süresi kendine hastır. Bunu değiştirebilmek pek mümkün değildir. Bazı kişiler günde 12 saat, bazı kişiler ise 4 saat uykuya ihtiyaç duyarlar. Ancak toplumda bir çok erişkinin ortalama uyku süresi 6- 8 saattir. Yaşla birlikte hem uyku süresinde hem de uyku mimarisinde değişiklikler olur. İnsanlar yaşlandıkça, toplam uyku süresinde ve rüyayla alakalı uyku evresinde geçen sürede bir düşüş başlar. Yeni doğmuş bir bebek günde 16 saat uyur, rüya ile ilişkili REM dönemi oldukça yoğundur. Buna karşın bebeğin 30 yaşındaki annesi günde altı saat uyur (eğer şanslıysa) ve bu sürenin sadece dörtte birlik bölümünü REM’de geçirir.

Orta yaşlardan itibaren, uyku süresinin azalmaya başlamasının yanı sıra, uykunun karakteri de değişir. Bu yaşlardaki insanlar rüyayla ilişkili evrede daha az uyurken, yüzeyel uyku dönemleri daha uzun sürer. İnsanlar yaşlandıkça daha erken uyuyup daha erken kalkarlar. Gençlerde ise tam tersidir. Gençler, gece daha geç saatlere kadar kalırlar ve günün çoğunu uyuyarak geçirirler. Seksenli yaşlarda bu değişiklik daha belirgindir. Gün içindeki uyuklamalarla birlikte günlük toplam uyku süreleri 6- 7 saat olabilir. Bu kişiler gün içinde birçok kez uyuklasalar da bunların toplamı nadiren bir saati geçer. Yaşlıların günde 8- 10 saat uyumaları gerektiği söylemi doğru değildir.”

Birey için gerekli olan uyku süresinin hesaplanması sırasında birey, uyanık olduğu her saat için bir saatlik uykuya ihtiyaç duyulduğunu hesaba katmalı. Yaş ilerledikçe değişen bu durum, uyanık kalınan her iki saat için 45 dakikalık uyku gerekmesine kadar gidiyor. Tabiri caizse uyanık kalınan saat başına belli bir oranda “uyku borcu” birikmekte ve on altı saatlik bir günün sonunda genç bir insanın “uyku bankası”na borcu sekiz saat oluyor. Örneğin yaşlılarda ise bu saat altı saat kadar oluyor.

Uyku için yeteri kadar süre ayrılmazsa uykudan yoksun kalan kişi gün içinde uykulu oluyor ve düşünmeyle ilgili sorunları baş gösteriyor. Yeni şeyler öğrenmekte güçlük yaşanıyor ve yavaş öğreniliyor. Karar verme işlemlerinde zorluklar yaşanıyor. Ayrıca solunum bozuklukları ve kan oksijen düzeyindeki değişikliklerin tetiklediği olaylar arasında kalp, akciğer ve hormonal hastalıklar da yer alan ciddi bir takım bilişsel ve bedensel bozulmalara davetiye çıkarıyor.

Uykusuzluktan toparlanma sürecinde ise farklı parametreler etkin. Yaşlılık ve cinsiyet en önemli parametreler. Yaşlılar ve erkekler diğerlerine göre kendilerini daha zor toparlıyor. 24 Saat insanların uykusuz bırakıldığı bir araştırmada 70’li yaşlarındaki kişilerin gençlere göre kendilerini 1 gün daha fazla sürede toparladığı ortaya çıkmıştır.

Yorum Yazın