Artık İlkokul Matematiğini Bile Yapamıyoruz – YGS’de Ülkemizn Durumu Vahim !

Cumartesi, 21 Nisan 2012, 13:08 | YGS LYS | 3 Comments
by admin

YGS'de durum vahim, eğitimciler şokta!2012 YGS sonuçları, eğitimde geldiğimiz kritik eşiği alarm zilleri çalarak haber verdi. Peki Türkiye’yi bekleyen büyük tehlike ne? Eğitim uzmanları bu soruların yanıtlarını verdi …

ÖSYM’den yapılan açıklamaya göre, sınava 1 milyon 895 bin 476 aday başvurdu, bu adaylardan 57 bin 742’si sınava girmedi. Sınavı geçerli sayılan aday sayısı 1 milyon 837 bin 344 olarak belirlenirken, 50 bin 805 adayın ise puanları 0,5’ten küçük olduğu için hesaplanmadı.

2011-YGS’de ise 1 milyon 648 bin 240 adayın sınavı geçerli sayılırken, 38 bin 269’unun puanıhesaplanamadı; 2010-YGS’de ise sınavı geçerli olan 1 milyon 487 bin 493 adaydan 14 bin 156’sının puanı hesaplanamamıştı.

Sınavda Türkçe testinde 40 sorunun tamamını doğru yanıtlayan 929, SosyalBilimler testinde 40 sorunun tamamını doğru yanıtlayan 56, Temel Matematik testinde 40 sorunun tamamını yanıtlayan bin 316, Fen Bilimler testinde 40 sorunun tamamını doğru yanıtlayan 437 aday çıktı. Geçen sene testleri doğru yanıtlayan Türkçe’den bin 392, Sosyal Bilimler’den 5, Temel Matematik’ten bin 805, Fen Bilimleri’nden ise 407 aday çıkmıştı.

Başarısızlıkta büyük artış

Doğru yanıt oranına bakıldığında, Türkçe testinde 77 bin 429 aday (geçen yıl 142 bin 752 aday), Sosyal Bilimler testinde 9 bin 652 aday (geçen yıl 4 bin 925 aday), Temel Matematik testinde 35 bin 892 aday (geçen yıl 30 bin 633 aday), Fen Bilimleri testinde 22 bin 313 aday (geçen yıl 18 bin 69 aday) 35 ve üzerinde soruya doğru yanıt verdi.

4’ün altında doğru yanıt veren aday sayısı ise Türkçe testinde 31 bin 249 aday (geçen yıl 15 bin 99), Sosyal Bilimler testinde 253 bin 918 aday (geçen yıl 197 bin 703 aday), Temel Matematik testinde 870 bin 80 aday (geçen yıl 700 bin 800 aday) Fen Bilimleri testinde 1 milyon 260 bin 795 aday (geçen yıl 1 milyon 134 bin 899) oldu.

Artık ilkokul matematiğini de yapamıyoruz

Bahçeşehir Eğitim Kurumları Rehberlik Uzmanı Turgay Polat

“Geçen yıl YGS’ye giren öğrenci sayısı ile bu yıl ki YGS’ye giren öğrenci sayısı aynı değil. 2012 YGS’de 750 bin lise son sınıf öğrencisi sınava girdi. Geri kalan öğrenci grubu ise üniversiteyi bitirmiş tekrar şansını denemek isteyen eski mezunlardı. Kaldı ki 50 bin sıfır çeken aday ÖSYM’nin verilerine göre lise son sınıf öğrencileri değil beklemeli adaylar. Yani biri armut biri elma. 2010 YGS’de 140 puan üzerinde alanlar üniversite mezunu olmuş kişilerdi. Bu grubunbaşarısında bu yıl yüzde 6 düşüş var. Diğer grubun mezuniyetlerini okuyamıyorsunuz. Çünkü o derece eski mezunlar. Lise son sınıfların başarı oranıyüzde 90’dan yüzde 86’ya düştü. Bunun da tek nedeni Matematik ve Fen Bilimleri’ndeki problem. Son üç yıldır bu alanda hep düşüş var. Türkiye’nin matematikte başarısız olduğu artık tecillendi. Bizim için kötü bir tablo. Bu yıl 870 bin aday puanı hesaplanacak kadar bile matematik yapamamış. YGS’de sorulan matematik müfredatı lisede öğretilen matematik değil ilköğretimde öğretilen matematik. Ama buna rağmen ilkokul matematiğini yapamıyoruz. Bunun sebebi de ezberci sistem. Öğrenci matematiği ezberlemeye çalışıyor çalıştıkça dasonuç aşikar oluyor.”

Soruların yapısı değişti kitapçık sayfa sayısı arttı

“YGS’de aksine bilgi sorularından yorum sorularına geçildi. ÖSYM müfredatauygun soru sordu. Ama liselerde hala davranışcı öğretim teknikleri uygulandığı için adaylar bocaladı. Hala formül ezberletmeye dayalı öğretim tekniklerine devam ediyoruz. Dünyadaki son öğretim tekniği ekolü yapılandırmacı öğrenme. Yani çocuk bilgiyi gündelik hayata bağdaştırıp yorumluyor. Bu teknik çocuktanbilgiyi istediğin zaman bilgiyi yorumlamasını, okuduğunu anlamasını yani formülden uzak bir öğretim modelini istiyor. ÖSYM’de doğal olarak kitaptaki müfredata uygun soru soruyor. Artık eski tip sorular yok, 3 yıl önce soruların yapısı değişti. Okumaya dayalı uzun sorulara, geometride anlamaya dayalı, fen de de deneye dayalı sorulara geçildi. 2011 YGS’de yüzde 50 böyle sorular vardı

Bu yıl daha da arttı bu oran. 2010 YGS’de kitapçık 41 sayfa, 2011’de 44 bu yıl ise 48 sayfaydı. Çünkü her yıl soruların uzunluğu daha da artırılıyor. Okumaya teşvikeden, yorumlamaya teşvik edecek sorulara geçildi”

Eğitimcilerin ağzı açık kaldı

Eğitimciler korkunç tabloyu, “Korkutucu, inanamıyorum, yok canım gerçek değildir, insanın kanına dokunuyor“ sözleriyle değerlendirdi

Prof. Dr. Ali Baykal (Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eski Dekanı):“Hiçbir şey bilmiyor değiller. Sorular zor gelmiş bazı adaylara. Türkçe sorularının uzunluğunun da etkisi olabilir. Birçok aday Türkçe’ye çok vakit harcadığını söylüyor. Adaylar çalışırken büyük bir yılgınlık ve vazgeçmişlik içindeler. Adaylar umutsuzluktan yeterince çalışmıyor. Bu rakamlar çok korkutucu. Üstelik bu YGS yani hafif ve basit olanı. Türkiye boşuna eğitim veriyor. Ne okul ne dershane hiç bir işe yaramıyor demek ki. Liseleri adam etmek lazım. Liseden mezun olmayı ve değerlendirmeyi ciddiye almak lazım. Lisenin öğretmenin dersinden kurul kararıyla geçmek olmamalı. Milli Eğitim Bakanlığı bilgisizliği, başarısızlığı, tembelliği affediyor. Yıllardır böyle devam ediyor. Öğretmenlerin itibarını geri vermek lazım. Sıfır çekenlerin sayısını ilk duyduğumda inanamadım buna. Hala da inanamıyorum. 870 bin kişi matematikte sıfır çekiyorsa alarm üstüne alarm vermek gerekir. Bilim okuryazarlığı olmayan bir toplumun geleceğinden endişe etmek lazım.

‘MEB bağımsız olsun’

Prof. Dr. Ali Nesin (Bilgi Üniversitesi Matematik Bölümü Başkanı): “Ne, yok canım gerçek değildir. Bu konuda bana bir şey sorulmasına gerek yok, her şey çok açık. Bir adayın 3-5 matematik sorusu yapamıyor olması eğitim sisteminin iflas ettiğini gösteriyor. MEB tam bir fiyasko içinde. Öğretmen yetiştiremiyorlar, iyi öğretemiyorlar, müfredatı iyi seçemiyorlar, ders kitapları iyi değil. Böylesine birbaşarısızlıktan sonra istifa edip bırakmaları lazım. Eğitim politikası bir milletinçocuklarını mutsuz ve başarısız yapıyorsa istifa etmekten başka çare yok. Bu kadar basit. Dün Fransız sistemine göre eğitim yapan Pierre Loti Lise’nin bir toplantısında müdür, “çocukların bu okula girdikten sonra çıkması mümkün değil. Çünkü üniversite sınavların kazanamaz. Çünkü bu çocuklar teste göre geliştirilmiyorlar” dedi. Çözüm MEB’in ya da eğitimle uğraşan birimin hükümetlerden bağımsız hale getirilmesidir.

‘Her şeyi sıfırlamalıyız’

Sadık Gültekin (Eğitim Uzmanı): “Okuma anlama sınavından öte YGS bilgitemelli sorulardan oluşuyor. Çalışmadan okuyup anlamayla çözülecek sorular değil. Eğitimin kalitesi son derece düşük. Liseler 4 yıl deniliyor ama 1 yıl kayıp.Çocuklar sömestrden beri ne okuldalar ne dersanedeler nerede olduklarını kimse bilmiyor. Başarı gittikçe daha da düşecek. Hiç şaşırmadım. Aslında bu sıfır da değil. Sıfır olsa yine de sevineceğim. Bunun büyük bir çoğunluğu sıfırın altında eksi de. Çünkü 4 yanlış bir doğruyu götürdü toplamda 4 doğru yapamadılar. Bu eksidekiler açıklanmıyor. Bu da açıklansa asıl korkunç tabloyu göreceğiz. Bizde sadece ölçme var ama iyileştirme, kalitenin yükseltilmesi, önlem alınması, eğitimin gözden geçirilmesi yönünde değerlendirme yok. Üniversite sayısı artıyor. Üniversiteler nitelikli kaliteli öğrenciler mezun edemeyecek. Dersaneleri kaldırmak isteniyor ama daha dersaneler varken bu haldeyiz. Tüm müfredatı, eğitmi sistemini, öğretmen yetiştirmemizi, eğitim politikamızı A’dan Z’ye sıfırlayıp, resetleyip, format atıp herşeye sıfırdan başlamalıyız. Çok karamsarım. Kimse kimseyi kandırmasın. 4+4+4’de bunun merhemi değil. Şimdi 800 bin kişi 0 kaç kişi 1 net. 5 neti çıkartan kaç bin kişi var. Onu da görmek lazım. A’dan Z’ye hepimiz suçluyuz. Kontenjanlar boş kalıyor. Fen bilimleri okunmayan bir ülkenin mühendisliği, teknolojisi olur mu? “

Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Korkut (ÖNDER Genel Başkanı-Kırklareli Üniversitesi Öğretim Üyesi): “Sonuçlar maalesef çok üzücü. Bu zaten eğitim araştırmalarında, PISA istatistiklerinde görülen bir şey. Çok ciddi bir genç nüfusumuz ama eğitim niteliği, kalitesi ve derinliğiyle ilgili ciddi eksiklerimiz var. Hep beraber çok çalışmamız lazım. Maalesef bu rakamlar çok korkutucu. Bu konuda başta hükümet olmak üzere bir seferberlik ilan etmek lazım.

Haber7- 21 Nisan 2012

3 yorum yazılmış, sizde hemen aşağıdan yorum yazabilirsiniz "Artık İlkokul Matematiğini Bile Yapamıyoruz – YGS’de Ülkemizn Durumu Vahim !"

  1. mmmm dedi ki:

    neden öyle düşünüyorsnuz sbs sınavında 500 tam alanlar nasıl alıyor!!!!!!! bu ülkede öyle durumlar varken kimse ders çalışmaz öğrenmeden alır demekki soruları yanlış aldılar yoksa onlar 500 puanlık

  2. Tolga dedi ki:

    Asıl sizler şaka gibisiniz . Inanamıyormuş bak sen . Sordugunuz soruları dersane de ki hocalar bile çözemedi la siz burda inanamamakdan bahsediyorsunuz . Tmm 1 sayfalık soruyu soruyorsun anlıyoruz :) ama yarısında tıkanıp bogcalayıp bogcalayıp önümüze sunuyorsunuz . Anlama kıtlıgı yok bizde sizde anlatma kıtlıgı var . Nerden bitecek nereye bagliyor ve bizden sonucu istiyorsunuz . Soruyu hazırlayan kişi merak ediorm elini vicdanina koy da yazdıgın paragrafı bi oku ne anlıyacaksın . Mat i ztn es geciyoruz kafa basmiyor deil anlatabilen cıkmadı daha herkes para derdine düşmüş anlattım sayıyor ve geciyor adamın umrunda mi bizim öğrenip öğrenmememiz . SOnra da başarı neden düşük . Siz öğrencileri okuyanları ,okumaya calisanları para gözü ile gördüğünüz sürece ne bu eğitimden ne de bu sistem den bi cacık olur .

  3. isim mi kaldı dedi ki:

    Kimsenin sesimizi duyduğu yok ki.Bu sistemle hayattan soğutuyorlar milleti.Ne çalışma hevesi kalıyor ne de geleceğe dair hayaller.Ezberci sistem bitmedikten sonra başarı göstermemiz imkansız.

Yorum Yazın

Sponsorlu bağlantılar

 

Son Yorumlar

İletişim

Sitemiz ile ilgili olarak görüş,öneri ve şikayetler ile reklam teklifleri için eokulegitim[at]gmail.com e-posta adresimizi kullanabilirsiniz.