Edgar Degas Kimdir

Çarşamba, 8 Mayıs 2013, 15:22 | Genel | 0 Yorum
by admin

Edgar Degas Hayatı Biyografi, Edgar Degas Kimdir

Fransız, ressam. Güncel yaşam etkin-likleri içindeki insan figürünün bir anlık görünümlerini, İzlenimcilik’in (Empresyonizm) kıvraklığı ile Klasizm’in kesinliğini bütünleştiren bir üslupla işlemiştir.

Hilarie Germain Edgar de Gas 19 Temmuz 1834’te Paris’te doğdu, 27 Eylül 1917’de aynı kentte öldü. Fransız ve italyan karışımı bir aileden gelen orta halli bir bankerin oğluydu. Bu nedenle hiçbir zaman para sıkıntısı çekmedi. Sanatçı olma isteği de ailesince desteklendi. Önce Felix-Joseph Barrias’ın yönetimin¬de gravür çalıştı. Dürer, Mantegna, Rembrandt ve Goya gibi ressamların Cabinet des Estamps’daki gravürlerini inceledi. 1854’te Ingres’nin izleyicilerinden Neo-Klasik (Yeni-Klasikçi) bir ressam olan Louis Lamothe’un atölyesine girdi. Ingres’le de tanıştı. 1855’te Güzel Sanatlar Okulu’na girdi. Ancak akademik programı sürekli olarak izlemedi. 1854-1859 arasında Napoli ve Floransa’da kalarak italyan sanatı-nın büyük ustalarını inceledi. 1862’de Manet ve realist bir sanat kuramcısı olan Edmond Duranty (1833- 1880) ile dostluk kurdu. Manet’nin çevresindeki İzlenimciler’in (Empresyonistler) toplantı ve etkinliklerine düzenli olarak katıldı. 1870’te başlayan Fransız-Alman Savaşı nedeniyle gönüllü olarak orduya katıldı. 1872’de ABD’ye gitti, New Orleans’daki amcasının yanında bir yıl kaldı.

edgar1874-1886 arasında izlenimci sergilerin düzenlemesine büyük katkılarda bulundu. 1889-1892 arasında Fransa’nın çeşitli bölgelerindeki gezileri sırasında yaptığı 40 resmi Duran Ruel Galerisi’nde sergiledi. Bu onun yaşamı boyunca açtığı tek kişisel sergi oldu. Savaş sırasında geçirdiği ağır bir hastalık nedeniyle rahatsızlanan gözleri 1886’dan sonra iyice bozuldu. Son yıllarını tam anlamıyla kör olarak ve büyük bir yalnızlık içinde geçirdi.

Degas 1860’a değin süren sanatının ilk dönemini bir üslup arayışı içinde geçirmiştir. Bu dönemde yaptığı tarihsel konulu resimler daha çok Ingres’nin çizgisel üslubunun etkilerini taşır. Bunlar bütünün ve ele alınan biçimlerin birbiriyle uyumu açısından çok başarılı değildir. Figürler gerek konu, gerekse biçim açısından birbiriyle bağdaşmazlar. Genel eğilimi ve biçimsel yaklaşımı, klasik gelenekle realist bir bakış arasında bölünmüştür.

1865-1872 arasında Manet ile birlikte at yarışı konularını işlemiştir. Yalnızca bu döneminde, öbür İzlenimciler gibi, açık havada çalışmış, uyumlu ve kıvrak bir çizginin biçimlediği bir resim anlayışına yönelmiştir. Çeşitli kompozisyonlarında ve Manet portrelerinde, bu sıralarda ilgilenmeye başladığı Japon tahta baskdarının (estamp) da etkisiyle resmin kuruluşunda simetrik olmayan bir şema geliştirmiştir. Uzaktan bir bakış açısı içinde ele aldığı bu portrelerde, pozlandırmanın doğallığı ve gösterdiği teknik ustalık, dönemin portreciliğinde eşine az rastlanır özelliklerdir.

Amerika gezisi sırasında yaptığı New Orleans’ta Pamuk Pazarı, Degas’nın 1873 öncesi yönelişlerinin bir bireşimi niteliğindedir. Sanatın temel ilkelerinden ödün vermeden, klasik gelenekle kendi gerçekçi yaklaşımını bütünleştirme sorununu bu yapıtta kesin bir çözüme kavuşturmuştur. Gerek kompozisyon ve biçim, gerekse fırça işçiliği, ne tam anlamıyla klasik ne de izlenimci niteliktedir.

Degas İzlenimcilik akımının önderlerinden biri- İzlenimcilik’te dir. Ancak hiçbir zaman, katıksız izlenimci ilkelere ilişkisi göre hareket etmemiştir. Akademik kurallar kadar, İzlenimciler’in biçimleri eriterek kaynaştıran yaklaşı¬mına da karşı durmuştur. En çok izlenimci olduğu dönemde bile Ingres’nin sade ve çizgisel biçimciliğini, Manet ve öbür İzlenimciler’in resimde kuruluşu olanaklar elverdiğince dışlayan tutumuna yeğlemiştir. Nitekim giderek desenin ağır bastığı çizgisel bir üslupta diretmesi sonucu onlara ters bile düşmüştür. Açık havada pek az çalışmış, ışığı da yalnızca biçimi belirleyici bir öğe olarak vurgulamıştır.

Degas’nın üslubu 1880’lere doğru daha bireysel bir boyut kazanmıştır. Bu aşamadan sonraki konuları daha çok balerinler, yıkanan kadınlar, çeşitli eğlence yerlerindeki yaşam ile ilgilidir. Bu dönemde güncel uğraşlar içindeki insanın hareketlerini yakalama tutkusu, o güne değin rastlanmadık düzeyde çarpıcı bir realizme ulaşmıştır. Dans eden, ütü yapan, süslenen, yıkanan kadınları konu aldığı resimlerinde ütü ütüle- menin sıkıcılığını esneme ya da keselenmenin fiziksel güçlüğünü kürek kemiklerine yansıyan değişiklikler gibi can alıcı ayrıntılarla anlatmada büyük bir ustalık göstermiştir. Bu pozlar en çirkin, kaba ve zor biçimleri içinde bile kendilerine özgü bir doğallık ve dirimsellik içerir. Özellikle figürü sırttan ele aldığı yıkanma sahneleri, modelin haberi olmadan yapılmış gibi doğal bir izlenim uyandırır. Degas, insan anatomisini tam anlamıyla dikkate almaz, ama idealleştirmekten de kaçınır. Bu bağlam içinde geleneksel kadın figürü, tüm çekiciliğini yitiren yeni bir boyut kazanır.

Öteki İzlenimciler gibi Degas da kahve, bar ve gösteri salonlarında geçen döneminin eğlence yaşamını, olduğu gibi yansıtmıştır. Ancak figürlerini duygu ve konu açısından çevrelerinden ve çevrelerindekiler- den ayırarak tam bir yalnızlık içinde betimlemiştir, “f Figüre neredeyse nesnelleştirilmiş bir boyut kazan- I”1 dönemi kazandırmakla çağdaş sanat anlayışının ilk. örneklerinden birini vermiştir.

Degas’nm resimlerinde sahneye bakış açısının seçimi, biçimsel açıdan belirleyici bir rol oynar. Konuya ya çok yakından ya da yandan bakar. Bu bakış açısı, figürleri resmin kenarlarından birine doğru iten bir kompozisyon düzenine yol açar. Öte yandan Japon tahta baskılarından (estamp) esinlenerek geliştirdiği perspektif anlayışı, kompozisyonun daha çok iki boyutlu bir yapı içinde algılanmasına neden olur.
Degas görme duygusu zayıfladıktan sonra yağlı boyayı bırakmış, yalnız pasteli kullanmıştır. Hem yağlı boyaları hem de pastelleri renk açısından 18.yy resim anlayışını çağrıştırır.

Yaşamının son yıllarında 74 tane küçük boyutlu heykel yapmıştır. Bunlarda genellikle balerinleri, yıkanan kadınları ve atları konu almış, hareketi yakalamada resimlerindekine denk bir başarı göster¬miştir. Çoğu balmumu olan bu heykeller ölümünden sonra bronza dökülmüştür.

Edgar Degas Eserleri (başlıca): Resim: Yarış Pisti, 1869-1872, Louvre, Paris; New Orleans’da Pamuk Pazarı, 1873, Güzel Sanatlar Müzesi, Pau/Fransa; Dans Sınıfı, 1876, Louvre, Paris.; Absinthe, 1876, Louvre, Paris; Ambassade- urs’de Konser, 1876-1877, Güzel Sanatlar Müzesi, Lyons; Yarıştan Önce, 1876-1878, Paul Rosenberg Galerisi, New York; Pabuçlarını Düzelten Balerinler, 1883, Sanat Müze¬si, Cleveland; iki Çamaşırcı Kadın, 1884, Louvre, Paris; Şapkacı Dükkânı, 1885, Chicago Sanat Enstitüsü; Opera Locasından Görülen Balet, 1885, Philadelphia Sanat Mü¬zesi; Banyo Leğeni, 1886, Hill-Stead Müzesi, Connecti- cut; Kuaför, 1892-1895, Ulusal Galeri, Londra; Banyodan Sonra, 1898, Louvre, Paris; Balerinler, 1899. Heykel: Şahlanan At, 1865-1881, Metropolitan Sanat Müzesi, New York; On Dört Yaşındaki Balerin Kız, 1880, Louvre, Paris.

Yorum Yazın